Genel Müdürümüz SN. Mehmet Üst’ ün Kasım ayında yayınlanan Sigortacım Dergisi 8. sayısında yayınlanan yazısı

Sn. Mehmet Üst’ün Dijital Acente?  Konulu Yazısını Sigortacım Dergisinin 72 – 73 sayfalarında bulabilirsiniz.

Sayfa 72 PDF halini görüntülemek için tıklayınız

Sayfa 73 PDF halini görüntülemek için tıklayınız.

Sigortacım Dergisi’ ni Okuma için Tıklayınız.

Digital Acente?

 Değerli Meslektaşlarım,                                                                  

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz ve hemen hemen her yabancı sermayeli sigorta şirketinin CEO’ su veya Genel Müdürü tarafından dile getirilen ve neredeyse Türkiye’ de bir sigorta şirketi satın alacak kadar, inanılmaz rakamlarla bu alana yatırım yapma hedeflerini açıkladıkları “Digital Sigortacılık” konusuna değinmek istiyorum. Bu konuya Sigortacım Dergisi’nin 2. sayısında, Amerika’lı aktivist Martin Luther King’ in “I Have A Dream” meşhur sözü ile yani, bu sektör için “Bir Hayalim Var” Online Mobil Acente Hayal mi? başlığı altında digital sigortacılıktan, digital acenteden bahsetmiştim. Bu hususta ki daha geniş yazılarımıza Neosinerji web sitesinden de ulaşabilirsiniz. Ekim ayında yapılan 7. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı’nda ki konuşmamın ana başlığı da “Digital ve Mobil Sigortacılık” idi.

Teknolojideki bu gelişimi çok önceden görerek üç buçuk yıl önce Neosinerji’ yi kurduk ve sektörün %69 üretimini gerçekleştiren acentelerimiz için “NeoOnline Sigortacılık Portalı” projesini hayata geçirdik. Acente meslektaşlarımızı tamamen “Digital Acente” haline getirmeyi vizyon edindik. Birinci aşamada, çok şirket ile çalışan acentelere her yerde ve her zaman online ve mobil sistemler üzerinden, tekliften-poliçeye, tahsilattan – muhasebeye, müşteri takibinden – ürün yönetimine, akıllı raporlama sistemlerinden – çağrı merkezi hizmetine kadar, bir acentenin hayal edebileceği tüm hizmetlerin hepsini çok ucuza satın alabileceği online sigortacılık platformu oluşturduk. Acentenin uçtan uca her türlü işlemlerini yapabileceği müşterisine dokunabileceği işini her yerden her zaman yönetebileceği bu mobil platformun alt yapısı Microsoft Azure platformudur. Bu konuda Microsoft Türkiye’ nin inanılmaz desteğini almaktayız.  İkinci aşamada ise mevzuatın ve sektör eğiliminin müsade ettiği çerçevede acenteleri internet üzerinden sigortalı ile buluşturarak mesafeli satış imkanına kavuşturmayı düşünüyoruz.

Sektörde ki tüm sigorta şirketleri digital dönüşümlerini tamamlamış olsalar dahi çok şirket ile çalışan acentelerinin isteklerine cevap verebilecek digital dönüşüm alt yapısını sunamayacaklardır.  Çünkü bu işin doğasında yoktur! Konuyu biraz açmak için bir örnek verelim. Beş adet sigorta şirketi ile çalışan bir acente düşünelim. Çalıştığı tüm şirketler kendisine en iyi teknolojik alt yapıyı sunsalar dahi acentenin beş sigorta şirketinden alacağı teklifleri anında düzenleyebilmesi, poliçelerini, yenilemesini tahsilatını, muhasebesini yapabileceği,  müşterilerini takip edebileceği CRM sistemini kısacası her türlü sigortacılık işlemini ve faaliyetini yürütebileceği bir platformu sunmasına olanak yoktur. Tabii ki, çalıştığı sigorta şirketlerinin teknolojik alt yapılarının mükemmel olması acentelere önemli bir avantaj ve rekabet gücü sağlamaktadır. Ancak, her acentenin kendi işlerini yürütebilmesi ve kurumsallaşması adına böyle bir platforma da inanılmaz derecede ihtiyacı vardır.

Özet olarak, acentenin şirketlerinden bağımsız ayrı bir digital dönüşüme “Digital Acente” olmaya ihtiyacı vardır ve bu herhangi bir sigorta şirketinin sunacağı hizmet değildir. Digital sigorta ekosistemi içerisinde digital dönüşümün veya digital acentenin ayrı bir önemi vardır.

Tam da bu aşamada; 32 yıllık tecrübenin eseri olan “NeoOnline Sigortacılık Portalı” acentelerin digital dönüşümü için önemli bir proje olup digital ekosistem içerisinde önemli bir yere sahip olmaya adaydır. Bu platform,  operasyonel maliyetler dahil acentelerin tüm maliyetlerini yarı yarıya indirmekte ve donanım, yazılım, lisans gibi maliyetlerini ise sıfırlamaktadır. Daha fazla detaya www.neoonline.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Peki her şey bir yana,  sektör bugüne kadar digital değil miydi? Diye sorabiliriz. Evet, sektörümüz tabii ki digital idi. Yani; hemen hemen her işlemini bilgisayar ortamında yapan, geniş network ağları ile çalışan şirketlere ve acentelere sahibiz. Nedir o zaman eksiğimiz diyebiliriz!

Digitalleşme nedir?

Bugüne kadar bütün dünya şirketleri, kurum içerisinde ve dış dünyaya olabildiğince kapalı geniş alan ağı dediğimiz sistemler ile çalışıyorlardı. Ancak son 20 yılda Internet’in çıkışı ve fiber optik hatların dünya genelinde yaygınlaşması ve ülkelerin bu hatlar üzerinden birbirine bağlanması ile beraber iletişim ve bilişim alanında devrim niteliğinde değişiklikler oldu. Son 10 yılda ise gelişen mobil iletişim ve mobil teknolojiler, akıllı cihazlar ve sosyal medya sayesinde ise bu değişim inanılmaz boyutlara ulaştı. Özellikle son 5 yıl içinde ki mobil akıllı cihazlardaki ve sosyal medyadaki değişimi kimse tahmin bile edemiyordu. Bugün bütün cihazlar birbiriyle iletişim kurabiliyor, akıllı mobil cihazlarda birçok uygulama çalışabiliyor. Bununda ötesinde artık her türlü cihazla iletişim kurabilen giyilebilir akıllı cihazlar (saatler, gözlükler, v.s) üretiliyor. Google, birkaç hafta önce üzerinde kamera, mikrofon ve sinyal özelliği bulunan, evinizdeki ya da arabanızdaki bir kısım cihazlara kumanda edebilecek bir yüzüğün patent hakkını 1.2 milyar dolara satın aldı.

Günümüzde Bütün Nesnelerin İnternet’i (BNI) gündemde. Yani; her nesnenin- her cihazın ve aletin, otomobilinizin yada evinizdeki birçok cihazın, açıkçası her şeyin Internet’e bağlı olduğu bir dünyadan bahsediliyor. Nesnelerin İnternet’ i (NI) dönemi 20 yıl önce internetin sıfır olduğu dönemin doğal bir evrimi olarak görülüyor. BNI’ nın geleceğine yönelik dünya genelinde yapılan önemli araştırmalar 10 yıl sonrasında yaşanacak bu evrimi daha iyi anlamamız için, 2020 yılı itibariyle 50 milyar cihazın internete bağlı olacağını Bütün Nesnelerin İnterneti’ nin (BNI) dünyadaki toplam ekonomik etkisinin 3,9 trilyon dolar ile 11,1 trilyon dolar arasında olacağını öngörüyor.

Diğer önemli bir gelişme ise Bulut Bilişim Teknolojileri’ dir (cloud computing). Artık milyonlarca dolar yatırımlara, sistem yöneten uzmanlara, yedekleme birimlerine ve yedek sistemlere (disaster center) ihtiyaç azalıyor. Verilerimiz inanılmaz büyüyor ve yönetilmesi zorlaşıyor (big data), yine bir araştırmaya göre, dünya üzerindeki toplam verinin yüzde 90’ı nın son iki yılda üretildiğini söylüyor. Teknolojik yatırımlarımız da buna paralel olarak büyüyor.

Bunları sıraladıktan sonra, digitalleşmenin ne olduğunu özet olarak şöyle ifade edebiliriz. Digitalleşme; büyük veriyi doğru ve iyi yönetebilmek, bilgiye kolay ve hızlı erişebilmek, akıllı cihazlar ile her zaman her yerden işimizi yönetmek ve satış yapmak, sosyal medyayı etkin kullanarak yeni müşteri edinmek ve bu mecradan markamızı ve ürünümüzü tanıtmak, kampanyalar düzenlemek, iş süreçlerimizin hızını artırmak, operasyon yükünü azaltmak, müşteriye dokunabilmek, Y ve Z kuşağı müşteri profiline hazır olabilmek, Bütün Nesnelerin İnterneti (BNI)’ ya hazır olmaktır.

Digitalleşmek demek müşteriden uzaklaşmak demek değildir tam tersine operasyona boğulmaktan kurtulup müşteri ile biraz daha yakınlaşmak ve ona zaman ayırmaktır. Her ne kadar digital acente olursak olalım sigortacılık gibi insan ilişkileri üzerine kurulu bir sistemde sayıları zamanla azalsa da kurumsallaşmış acentelerin hiçbir zaman yok olamayacağını dünyadaki tüm araştırmalar göstermektedir. Oto sigortaları ve hap ürün diye nitelendirdiğimiz satışı kolay tüm ürünlerin mobil cihazlar ile müşterinin mekanında ya da internet den satabilmesi için uygun teknolojiler ve potansiyel müşteri profili bugün mevcut ve hazırdır, yarın sayıları artacaktır. Buna göre alt yapı ve organizasyonumuz oluşturmamız gerektiğini düşünmek, geç kalmamak hepimizin gündeminde olmalıdır.

Gelecek kuşağın ya da diğer adı ile Y ve Z kuşağının ihtiyaçlarını nasıl satın alacağını, tercihlerini, eğilimlerini, sosyal medya düşkünlüğünü artık hepimiz öğrenmeye başladık. Karşımızda zor beğenen bir tüketici vardır. Bütün bunları düşünerek ileriye yönelik plan yapmalı ve hedef koymalıyız. Teknolojiden bir şirketin ya da acentenin uzak durması asla düşünülemez. Bütün araştırmalar göstermiştir ki müşteri ile yakın temas, müşteriye dokunma, yüz yüze satış her zaman çok önemli olmuştur. Acenteler artık bu iki kavramı birleştiren teknikler kullanmalıdır.

Yani; müşterinin mekanında, onunla ürünleri tartışan, ürün hakkında bilgilendiren, çapraz satış yapabilen, müşterinin her türlü bilgisine anında ulaşabilen donanımlı ve bilgili,  yüz yüze online satış yapabilecek şekilde donanımlı, mobil teknolojileri kullanabilen satış elemanları vasıtasıyla rekabetini kolaylaştıracaktır. Ofisinde beş operasyon elemanına karşılık bir satış elamanı çalıştırma durumunu tersine çevirerek operasyon maliyetlerinin düşürülmesi gerekmektedir. Acente ana maliyet kaynaklarından arınmalıdır.

Bol kazançlı günler diliyorum. Sağlıcakla kalınız.

Mehmet Üst

Genel Md.-Kurucu Ortak / Neosinerji Bilgi Teknolojileri A.Ş.

MehmetUst_SigortacimDergisiYazisi_8

Kaynak: Sigortacım Dergisi Kasım 2015